IEFT  

 

Salı, 07 Eylül 2010

YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ KONUSUNDA TEMEL KAVRAMLAR Yazdır E-posta

YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ KONUSUNDA TEMEL KAVRAMLAR

Ortaöğretimden yükseköğretime geçişte uygulanan yöntem kamuoyunda hep tartışılagelmiştir. Bir sınava gereksinim olup olmadığı, sınavın tek basamaklı mı çok basamaklı mı olması gerektiği, merkezi sınav yerine her üniversitenin kendi sınavını uyguluyor olması, sınav puanı ile okuldan gelecek puanın üniversiteye yerleşmede ne oranda katkı sağlayacağı ve benzeri konular, farklı farklı platformlarda ve  zamanlarda masaya yatırılmaktadır. Her sene yaklaşık 1.5 milyon kişinin bu sınava girdiği düşünülürse, ki bu adayların yakınlarını da işin içine katarsak süreçten etkilenen kişi sayısı 5-6 milyon kişi olur, konunun bu kadar sık ve hararetli şekilde gündeme gelmesi ve tartışılıyor olması doğal karşılanmalıdır. Bu doğallığın yanında, tartışmaları sağlıksız kılan ve sonuca ulaşma amacından uzaklaştıran ise, sistemi bütünsel olarak görmeden detaylar ile uğraşmaya girişmektir. Konu hakkında derin bilgisi olmadan fikri olan ve malesef bunu yüksek sesle paylaşmaktan çekinmeyen bir çok kişi kamuoyunun aklını fazlası ile karıştırmaktadır.

Gelin konu ile ilgili bazı temel bilgilerin üzerinden birlikte gidelim.

Öncelikle sınav yapılmasının gerekliliğini kabullenmemiz gerekiyor. Geçen sene sınava giren yaklaşlık 1.4 milyon aday vardı. Buna karşılık üniversitelerdeki örgün öğretim kontenjanları (lisans ve önlisans) yaklaşık 620 bin idi. Bu sayıları birbirine oranlayarak bir kontenjana 2.3 kişi talip olduğu sonucuna varabiliriz. Kontenjan ve aday sayıları arasındaki bu farklılık bir eleme yönteminin uygulanmasını zorunlu kılıyor. Kısacası sınav şart.

Peki bu sınav sistemi hangi şartları sağlamalı ?


Bu soru üzerinde 5-10 dakika düşünerek herkesin varabileceği temel sonuçlar şunlar olsa gerek:

•Uygun akademik profildeki öğrencileri üniversitelerdeki ilgili bölümlere yerleştirebilmeli
•Öğrencilerin sadece sınav başarısını değil, ortaöğretimdeki başarılarını da dikkate almalı
•Her türlü şüpheden uzak, herkese eşit uzaklıkta bir uygulama olmalı
•Öğrencilerin ilgi ve becerilerine göre lisede seçtikleri alanlara uygun bir yönlendirme yapmalı, alanında devam etmek isteyen adayları ödüllendirmeli, alan değişikliği yapmak isteyen adayları kısıtlamamalı
•Liseden mezun olan her yaştaki adayın sınava girebileceği şekilde geçmişe dönük farklılıkları kucaklayıcı olmalı

Peki ülkemizde yükseköğretimi düzenleyen 2547 sayılı kanunu bu konuda ne diyor? Kanunun 45. Maddesinin üzerinden birlikte gidelim, zira her sene sınava giren yüzbinlerce genç bu madde çerçevesinde sınavdan geçip tercih yapıyor.
Kanun diyor ki!

Peki, ülkemizde yükseköğretimi düzenleyen 2547 sayılı kanun bu konuda ne diyor? Kanunun 45. Maddesinin üzerinden birlikte gidelim, zira her sene sınava giren yüz binlerce genç bu madde çerçevesinde sınavda geçip tercih yapıyor.

2547 Sayılı Kanun Madde 45 – (Değişik: 17/8/1983 - 2880/26 md.):

•Öğrenciler Yükseköğretim Kurumlarına, esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilen sınavla girerler (yani sınavın yapılması kanuni bir zorunluluk). Sonuçların değerlendirilmesinde adayların ortaöğretimdeki başarıları dikkate alınır (Burada bahsedilen liseden gelen puan yani Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı AOBP’dir). Ortaöğretim kurumlarını birincilikle bitiren adaylar, kendileri için yükseköğretim kurumlarında ayrılacak kontenjanlara, tercih ve puanları göz önünde tutularak yerleştirilir (okul birincisi kontenjanları)


•Yükseköğretim kurumlarına öğrenci seçiminde, adayların ortaöğretim süresindeki başarıları, Yükseköğretim Kurulunun uygun göreceği şekilde; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından geliştirilecek bir yöntemle ek bir puan olarak tespit edilir ve yükseköğretim kurumlarına giriş sınav puanlarına eklenir (YÖK ile Danıştay arasında tartışma konusun olan katsayılar bu paragrafa dayanmaktadır)


•Bir mesleğe yönelik programlar uygulayan liselerin mezunları, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek aynı alanda bir yükseköğretim kurumuna girerken, başarı notları ayrıca tespit edilecek bir katsayı ile çarpılmak suretiyle değerlendirilerek giriş sınavı puanlarına eklenir (meslek lisesi mezunları ile öğretmen lisesi mezunlarının aldıkları ek puanlar)


•Yükseköğretim Kurulunca düzenlenen esaslara göre belli sanat dallarında üstün kabiliyetli olduğu tespit edilen öğrenciler, ilgili dalda eğitim yapmak kaydıyla yine bu esaslar içerisinde belirlenecek özel yöntemlerle yükseköğretim kurumlarına alınabilirler (özel yetenek sınavları)


•Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunca tespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler, ödül kazandıkları alanlarda Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi ile Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından müştereken belirlenecek yükseköğretim kurumlarından seçtiklerine sınavsız girerler (üstün başarılı öğrencilerin durumu)


•Mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından mezun olan öğrenciler istedikleri takdirde bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya buna en yakın programların uygulandığı, öncelikle kendi mesleki ve teknik eğitim bölgesi içinde yer alan veya bölgesi dışındaki meslek yüksekokullarına sınavsız olarak yerleştirilebilirler. Sınavsız olarak meslek yüksekokullarına devam ederek mezun olan öğrencilerin yüzde onundan az olmamak üzere ayrılacak kontenjanlara göre alanlarındaki lisans programlarına dikey geçiş yapmaları sağlanır. Bununla ilgili esas ve usuller, Milli Eğitim Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu işbirliği ile çıkartılacak yönetmelikte belirlenir.  Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından herhangi birini bitirip de mesleki ve teknik eğitim bölgeleri kapsamı dışındaki bir yükseköğretim programına girmek isteyen öğrenciler, üniversite giriş sınavlarına başvurabilirler (sınavsız geçiş).


Yeni Sınav Terminolojisi

Yukarıdan da anlaşılacağı üzere, adayların üniversiteye yerleşmelerinde bakılan puanlar iki parçadan oluşmakta. Sınav Puanı ve Okul Puanı.  ÖSYM, her aday için, adayın sınavda gösterdiği başarıya ve Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanına (AOBP) göre iki puan hesaplar. Bunlar YGS, LYS ve Y-YGS, Y-LYS puanları olarak adlandırılır.

YGS ve LYS puanları, adayın sınavdaki testlerde yaptığı netlere bağlı olarak hesaplanan ve adayın sınav başarısını gösteren puandır (öğrenciler arasında ham puan da denmektedir). YGS ve LYS’de elde edilen dereceler bu puana göre belirlenir. Bir başka deyiş ile mesela Türkiye birinci, ikinci, üçüncüleri bu puana göre ilan edilir.

Y-YGS ve Y-LYS puanları ise, YGS ve LYS puanlarına adayın AOBP’sinin (öğrenciler arasında okul puanı da denir) eklenmesi ile elde edilen puandır. Y-YGS ve Y-LYS’nin başında yer alan “Y” harfi, “Yerleşme” anlamına gelmektedir. Merkezi yerleştirme ile öğrenci alan tüm bölümlere (sınavsız geçiş ve açıköğretim kontenjansız programlar dışında) ÖSYM tarafından yerleştirme yapılırken Y-YGS ve Y-LYS puanları dikkate alınmaktadır. Bir başka deyişle, üniversite bölümlerine öğrenciler sınav başarıları ve Lise Mezuniyet başarılarının bileşkesi olan puanla ile yerleşmektedirler.

 

ygs-plan

 

 Sadece sınav başarısını gösteren YGS/LYS puanı, açıköğretim lisans ve önlisans programları, özel yetenek sınavları, askeri harp okulları ve polis okulları sınavları için dikkate alınmaktadır.

Y-YGS/Y-LYS puanları ise, dört yıllık yüksekokul lisans programları, dört yıl ve daha uzun süreli fakülte lisans programları ile sınavsız geçişten sonra boş kalan iki yıllık MYO önlisans programlarına yerleştirme yapılırken kullanılmaktadır.


AOBP Nasıl Hesaplanıyor ?

Öğrenciler için en çok kafa karıştıran konulardan birisi Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP)’nin nasıl hesaplandığıdır. Konuyu netleştirelim. 

Üniversiteye yerleştirmede kullanılan Y-YGS/Y-LYS puanı hesaplanırken adayların YGS/LYS (ham puan)  puanlarına AOBP’leri (okul puanları) eklenir. AOBP’nin hesaplanması için, işe diploma notundan başlamak gerekir. Diploma notu sırayla OBP’ye, OBP ise AOBP’ye dönüştürülür.

AOBP, OBP ve lise diploma notu birbirinden farklı şeylerdir. Her sene haziran ayında lise müdürlükleri o sene liseden mezun olanların diploma notlarını ÖSYM’ye bildirirler. ÖSYM bu notları, ilgili yönergede belirtilen istatistik yöntemler ile işleyerek adayların Ortaöğretim Başarı Puanlarını (OBP) hesaplar. Bu hesaplamada, genel ilke olarak lisenin sonuncusuna (liseden en düşük not ile mezun olan kişi) 50 puan, lisenin birincisine 100 puan verilir.  

Lise mezuniyet notu ile OBP birbirinden farklı şeylerdir. Örneğin, lisesinden sonuncu olarak mezun olan bir kişinin diploma notu 100 üzerinden 65 olsa, alacağı OBP yine 50 olacaktır.

OBP’den AOBP’nin hesaplanması için, liseden o sene mezun olanların YGS’de gösterdikleri başarı dikkate alınır. Mezunlar YGS’de ne denli başarılı olurlarsa, o liseden mezun olanların OBP’leri o denli yükselerek AOBP’ye dönüşür.


AOBP ve OBP farklıdır!

Bunu ÖSYM Başkanı Prof.Dr. Ünal Yarımağan’ın benzetmesini kullanarak şöylece açıklayabiliriz. Bir liseden mezun olanların OBP’leri lastik bir bant olsun. Lisenin birincisinin OBP’si 100’dür. Lisenin sonuncusunun OBP’si 50’dir. İki elinizle, bu lastik bandın iki ucundan tutalım. 50 alttaki uç, 100 üsteki uç. Şimdi OBP’yi “ağırlıklandıralım”. 100 olan uç sabit kalacak. Değişim alt uçta. Lise YGS’de ne denli başarılı olursa 50 olan alttaki uç o denli yukarı çıkacak. Yani okul sonuncusunu OBP’si o denli yükselerek AOBP’ye dönüşüyor.

Buradan çıkarılacak sonuç şudur:

• Okul birincisinin OBP’si de AOBP’si de 100’dür.
• Okul sonuncusunun OBP’si 50 dir. AOBP’si lisenin YGS başarısına göre 50’den yukarı çıkar.
• Birinci ile sonuncu arasındaki kişilerin AOBP’leri de 100 ile sonuncunun AOBP’si arasında değişir. 

YGS başarısı o denli yüksek liseler vardır ki, o liseden sonuncu olarak mezun kişinin 50 olan OBP’si, lisenin gösterdiği başarıya göre 90 ve üzerine çıkabilmektedir. Örneğin İstanbul Lisesi, Galatasaray Lisesi, Atatürk Fen Lisesi gibi liselerin sonuncularının geçmiş ÖSS’lerdeki AOBP’si 90 puanın üzerinde olmuştur.


AOBP ile ilgili unutulmaması gereken bazı detay bilgileri de sizlerle paylaşalım:

• OBP ve AOBP, her sene hesaplanmaz. Sadece, kişinin liseden mezun olduğu sene bir kez hesaplanır, ÖSYM’nin veri bankalarında sabitlenir ve ilerleyen yıllarda değişmeden bu değer kullanılır.
• OBP’den AOBP’ye lisenin YGS başarısı değerlendirilirken, o liseden o sene mezun olanların YGS başarısı dikkate alınır.
• AOBP, TM, MF ve TS puan türleri için ayrı ayrı hesaplanır. Hesaplamada, lisenin YGS testlerinde gösterdiği başarı dikkate alınır.

BU noktada önemli bir hatırlatma yapmamız  gerekiyor. Yukarıda anlatılan işlemlerden sonra AOBP, 50-100 aralığından 100-500 aralığına dönüştrülüyor. Bu yeni dönüşüm, 2010’da uygulanmaya başlanan sistemden kaynaklanıyor.


Son Söz

Yukarıda 2547 sayılı kanunun 45. Maddesi çerçevesinde sizlerle yükseköğretime geçiş sisteminin temel özelliklerini paylaşmaya çalıştım.  Açıkçası anlattıklarım, anlatılması gerekenlerin küçük bir bölümünü oluştursa da son derece kayda değer ayrıntılar. Ağustos ayının ortasına, yani tercih döneminin sonuna kadar, bu konular dönüp dolaşıp karşınıza çıkacak, radyoda, televizonda, gazetede, arkadaş sohbetlerinde... Duyduklarınızı akıl süzgecinden geçirebilmek için yukarıda anlatılanlar dışında bilgi dağarcığınızı genişletmek istiyosanız, sizlere www.osym.gov.tr adresini ziyaret etmenizi öneririm. Ayrıca dogrutercih.com ekibi olarak sizleri asla bilgisiz ve verisiz bırakmayacağını hatırlatmak isterim... Her sene olduğu gibi...


Üniversiteye giriş sürecinde tüm adaylara başarılar dileklerimle. 

BURAK KILANÇ

 

 onlinedavet

 

aeft-division 
 

beft-division 
 
eeft-division
 
 
uae
nuffic
studyaustralia 

daad

 Study_Guide_120_60

bc
edufrance
aaiep
englishuk
clc
edunewzealand
 
katkilariyla
teag_logo

  alternatif

 
global
 
network
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bursbul - Linkmetre
Copyright © IEFT - Tüm Hakkı Saklıdır.